RİZE'DE TURİZM
Rize'deki Köyler  Ulaşım ve Haritalar Yaylalarımız Köy ve mahalle isimleri Kocakarı ilaçları Beddualar

ilçelerimiz-mesafeler

TURİZM MERKEZLERİ

Çamlıhemşin - Ayder Kültür Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi

Ayder Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi, Rize il merkezine 87 km, Çamlıhemşin ilçe merkezine ise 16 km mesafede yer almaktadır. Ayder, Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi ilan edilerek 19.04.1987 tarih ve 19426 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.

Bunun yanında, yörenin tarihi, doğal ve sosyo-kültürel turizm değerlerini barındırması, kış ve sağlık turizmi ile mevcut diğer turizm potansiyelinin dikkate alınarak değerlendirilmesi ve bu alanların koruma-kullanma dengesinin kurularak sektörel kalkınma ve planlı gelişim sağlanması amacıyla Ayder bölgesi, 20.11.2006 tarih ve 11264 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi” ilan edilerek 08.12.2006 tarih ve 26370 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır.

Ayder Yaylası doğa güzellikleri, yöreye has otantik mimarisi ve birçok hastalığa şifa olduğu bilimsel olarak tespit edilmiş olan termal kaplıcası ve de özellikle 2004 yılından itibaren ülkemizde ilk defa gerçekleştirilen “heliski kayak sporu” ile çekiciliğini arttırmış, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelmiştir. Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi, termal turizmin yanında heliski, treking, jeep safari, foto safari, kampçılık, dağcılık gibi birçok turizm aktivitesi için uygun olması nedeniyle, ziyaretçilerine çeşitli tatil alternatifleri sunmaktadır.

Ayder’de ulaşım ve altyapı sorunları giderilmiş birçok konaklama ve yeme içme tesisi mevcut olup, yılın her mevsimi ziyaretçilere hizmet verilmektedir. Bunun yanında toplam, 2450 m² alana kurulu olan ve üç ana bölümden oluşan (erkek ve bayan banyoları ile özel banyolar) Ayder Kaplıca Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Tesisleri de yıl boyunca hizmetini sürdürmektedir.

Turizm İşletme Belgeli Termal Tesisin mülkiyeti İl Özel İdare Genel Sekreterliğine ait olup, 01.01.2003 tarihinden 01.01.2013 tarihine kadar, işletilmesi yapılmak kaydıyla Ayder Turizm Anonim Şirketine kiralanmıştır.

Erkek ve bayan banyolarında 24 kişi kapasiteli yıkanma bölümü ve 150 kişi kapasiteli 12x5 metre ebadında 110 cm. derinliğinde 37 ile 40 derece arası sıcaklıkta kür havuzları kaplıca tedavisi için hizmet vermektedir. Tesis bünyesindeki 8 adet özel banyo kaplıca suyuna sahip olup, ailelere hizmet vermektedir. Tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılacak fizik tedavi bölümlerinde ise uzman hekim kontrolünde hizmet verilmektedir. Tesisin yıl itibariyle ortalama kapasitesi günlük 300 kişidir.

T.C Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden 19.04.2005 Tarih ve 49 Numaralı kaplıca tesisi işletme izni alınması neticesinde tesis Sağlık Merkezine dönüşmüştür. Bu sayede sağlık kurumlarından sevk alarak gelen hastalar tesiste tedavi görebilmekte ve tedavi masrafları kurumlarınca karşılanmaktadır.

Kaplıcanın, 55 derece sıcaklıktaki renksiz, kokusuz, berrak suyu (PH Değeri 8, Sodyum, Sülfat, Kükürtlü ve Radyoaktif bileşim) inflaboratuvar romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde; kronik bel ağrısı, osteoartrit gibi eklem hastalıkları, miozit tendinit travma, yumuşak doku hastalıkları, ortopedik operasyonlar, beyin ve sinir cerrahi sonrası gibi uzun süreli hareketsiz kalma durumlarında mobilizasyon çalışmalarında, rehabilitasyon amacıyla stres bozukluklarında ve spor yaralanmalarında ayrıca kalp ve kan dolaşımı, solunum yolları rahatsızlıklarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilir niteliktedir.

İkizdere - Anzer Kültür Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi

Anzer Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi, Rize İl Merkezine 54 km, İkizdere İlçe Merkezine 35 km mesafede yer almaktadır. 2200-2300 m. yükseklikte yer alan ve tasarrufu devlete ait olan Anzer, 07.02.1991 tarih ve 91\1514 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Turizm Merkezi ilan edilmiştir.

Bunun yanında bölgenin doğal güzellikleri ve turizm potansiyeli göz önüne alınarak, koruma ve geliştirme faaliyetlerinin daha verimli olması amacıyla 20.11.2006 tarih ve 11264 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Anzer Bölgesi “Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi” ilan edilerek, 08.12.2006 tarih ve 26370 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır.

Anzer, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunun 6, 7, 8 maddeleri ile 3194 sayılı İmar kanunun 1, 2, 4, 7 ve 11. maddeleri yasal dayanak yapılarak, kullanma ve yararlanma hakkı üzerinde ikamet edenlerin tasarrufuna bırakılmıştır. Doğallığını korumak şartıyla vatandaşların bölgeyi kullanımına izin verilmektedir.

Anzer Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi, yaylalarının doğal güzelliği, otantik özellikleri, zengin flora ve fauna yapısı ve de irili ufaklı birçok buzul gölüyle görülmeye değer bölgelerimizdendir.

Turizm Koruma Gelişim Bölgesi trekking, yamaç paraşütü, heliski, jeep safari, foto safari ve zirve tırmanışları (dağcılık) gibi bir çok turizm aktivitesinin gerçekleştirilebilmesi için elverişlidir. Bölge, bir taraftan Çoruh Nehri ve Bayburt İline, diğer taraftan, Uzungöl Turizm Merkezine ulaşım olanağı sağlaması nedeniyle ayrıca bir önem taşımaktadır.

Bölgedeki zengin flora yapısı “bitki incleme”ye gelen ziyaretçiler için ender güzellikler sunmaktadır. Ayrıca, bölgenin bu zengin ve kendine has florasından elde edilen Dünyaca ünlü Anzer Balı, hem Anzer’in tanıtımına hem de bölge ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Anzer Balı’nın insan sağlığı açısından (kanser, iltihaplı hastalıklar, eklem ağrıları ve verem gibi) birçok hastalıkta şifa verdiği bilim çevrelerince tespit edilmiştir.

Çayeli - Kuspa Turizm Merkezi

Rize İl Merkezinin 19 km. doğusunda, sahil şeridinde yer alan Çayeli İlçesi 20.11.2006 tarih ve 11264 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile turizm merkezi ilan edilerek, 08.12.2006 tarih ve 26370 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır.

İlçe merkezine yaklaşık 7 km mesafede bulunan Kuspa, deniz manzaralı oldukça geniş ve düz bir alana sahiptir. Ayrıca ilçede bulunan Ağaran ve Çataldere Şelaleleri gerek yükseklikleri, gerekse ilkbaharda suların kabarmasıyla oluşturdukları görünümle doğa harikası haline gelmektedirler.

İlçeye 6 km. uzaklıkta bulunan Musa Dağı ve Melipos Tepeleri mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Tahpur yaylasından Verçenik Tepesini ve Kaçkarları seyretmek mümkündür.

 

İkizdere – Ovit Dağı Kış Turizm Merkezi

İlimiz İkizdere İlçesinde bulunan, 2640 metre rakımlı Ovit Dağı, Bakanlar Kurulunun 25.02.2008 tarih ve 13317 sayılı kararıyla, Kış Turizm Merkezi ilan edilmiştir.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kayak uzmanları ve Bakanlığımız planlama uzmanlarınca yapılan incelemeler sonucunda, bölgenin kış sporları ve kış turizmi bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğu belirlenmiştir.

ŞELALELER

Rize farklı noktalarında yükseklerden akan şelaleleriyle doğa harikası manzaralar sunar. Bölgede yapacağınız yürüyüşlere huzur verici sesi ve heybetiyle eşlik eden bu şelalelerden en bol suya sahip olanı ve Kaçkar Dağları Milli Parkı içinde yer  alan Palovit Şelalesi’dir.

Çayeli İlçesindeki Ağaran Şelalesi mutlaka mola verilmesi gereken duraklardandır. Ayrıca Çamlıhemşin İle Ayder Yaylası arasındaki Tar Deresi’nden  birçok küçük düşümlü şelale akar. Bunların en uzunu ve seyrine doyum olmayanı Bulut Şelalesi’dir. Üç kademeli olarak yaklaşık 250 m yükseklikten akar. Ayder Turizm Merkezi’ndeki Gelintülü Şelalasi  de en bilinen ve en çok fotoğrafı çekilen şelalelerdendir, 23 m yüksekten düşüp Fırtına Deresine kavuşur.

Çamlıhemşin’e 34 km uzaklıkta bulunan Topluca Köyü’ndeki Çoponi Şelalesi bir başka tabiat harikasıdır. Ayrıca Palovit, Manle, Cimil, Eğvane şelaleleri de görülmeye değer yerlerdendir.

GÖLLER


Kentin dağlık kesimlerinde 2400 m irtifada buzul aşındırması ve biriktirmesi sonucu oluşmuş  küçük alanlı göller bulunur. En büyükleri 2950 m yükseklikte bulunan Ambar Gölü ( Buzul Sirk Gölü ) ile 2900 m yükseklikteki Büyükdeniz Gölü ve 2400 m bulunan Öküzyatağı Gölü’dür. Kumluk Dağı Gölleri (Karadeniz Gölü, Mesuk Gölü, Hoçgölü, Çennovit Gölü, Meterez Gölü ve Büyük Deniz Gölleri); Kaçkar Dağı Gölleri (Öküz Yatağı Gölü, Derebaşı Gölü ve Deniz Gölü); Kara Dağ Gölleri (Çukur Göl, Anadağ Gölleri, Davalı Göl, Döner Göl, Yıldız Gölü, Zincirli Göl, Kara Göl ve Beşik Gölü); Dilek Dağı (Tatos) Gölleri (Yatak Tepe Gölleri, Döner Göl, Micovit Göl, Kovdakit Gölü, At Alanı Tepe üzerindeki Zirve Gölleri, Kumlu Göl ise diğer göllerdir.

 

         Termal Turizmi

         Ayder Kaplıcası: Ayder Yaylası'nda bulunan ve suyun tabii olarak 50° C sıcaklıkta bulunduğu bir kaplıcadır. Çeşitli hastalıklara iyi geldiği söylenen kaplıca için Özel İdare tarafından tesis yaptırılmıştır.

        Andon Ilıcası: Rize'ye 20 km uzaklıkta bulunan Andon içmelerinin suyu renksiz, kokusuz ve berraktır. Günübirlik gezi ve turlar için elverişli bir yerdir. Buradaki suyun böbrek hastalarına iyi geldiği söylenmektedir.

        Cimil Ilıcası: İkizdere ilçesinin cimil yaylasındadır. Özellikle bel ağrılarına, romatizma hastalıklarına, mafsal tutukluklarına ve mide ağrısına iyi gelmektedir.

        Dağ ve Nehir Sporları

        Trekking: Kaçkar Dağları ve Verçenik Tepesi yürüyüş ve dağcılık için çok önemli imkanlar sunmaktadırlar. Bu dağlardaki flora ve fauna da kendine has özellikler gösterir.

         Rafting: Çamlıhemşin'den Ardeşen'e doğru akıp denize dökülen Fırtına Deresi rafting için önemli imkanlar sunmaktadır. Artvin ilindeki Çoruh nehri ile birlikte Fırtına Deresi, Doğu Karadeniz'in bir rafting merkezi olması için yeterli imkanları sağlamaktadırlar.

        Kano: Rize derelerinde, özellikle Fırtına Deresi ve İyidere'de karların eridiği zamanlarda kano sporu yapılmaktadır.

         Yat Turizmi

        Karadeniz'in mavisi ile kıyının harika yeşilini aynı anda sunan sahiller, tekne gezintisi ve mavi tur için çok idealdir. Rize'de inşaatına başlanan Yat Limanı bu konudaki eksikliği giderecek ve yat turizmi sevenlerin önüne yeni imkanlar açacaktır.

EL DEĞMEMİŞ BİR DOĞA..KİRLETİLMEMİŞ...TEMİZ...YAŞANACAK YERLER..

Görülmesi ve Yaşanması gereken muhteşem yerler..


Çamlık - İKİZDERE>>>

Rize'ye gelip de;• Rize Kalesi'ni görmeden,
• Kale-i Bala'yı görmeden,• Pazar- Kız Kulesi'ni görmeden,• Ayder'de kaplıcaya girmeden,
• Dünyaca ünlü Anzer balını tatmadan,
• Çayeli'nde denize girmeden,
• İkizdere Çamlık'ta kuş gözlemeden,
• Laz böreği yemeden,• Hamsili ekmek yemeden,• Hamsi pilavı yemeden,• Rize bezi almadan,• Rize çayı almadan, dönmeyin

DUA VE BEDDUALAR

Rize Dualari
  • Allah ağrilaruni kafdağinun arkasina aşursun
  • Allah bedeni sihetuni versun
  • Anan kesilsun sağa 
  • Beyaz sakal tariyasun
  • Boş çeseye salmayasun
  • Çoheyi coresun
  • Dunyanun adini alasun
  • Haznelere çatasun
  • Kadani alayim 
  • Kadani alasun 
  • Nere var bi cuneş oreya olasun
  • Nur aksun mezarluğuna
  • O binam, kesileyim sağa 
  • O verenine kurban olayim 
  • Oğul veresun da duynayi doldurasun
  • Sakallarini tariyasun
  • Sular gibi artasun 
  • Topraklari kadar yaşiyasun
  • Uşaklarun da sağa ole etsun
  • Zihnunuzi çesçin etsun
  • Temru İçin Dua : Yüzde ve elde bulunan temrular için, şifa Allah'dan beklenerek, bir kopya kalemi  aşağıdaki  dua her okunuşta az bir miktar işaretlenmek üzere 7 defa okunurdu. Okunuş tamamlandığında temru'nun etrafı dönülmüş olurdu. Eğer elde bir çok temru varsa her biri için ayrı ayrı yapılırdı. Eldeki boya yıkanmamak şartıyle kendiliğinden silindiğinde temrular giderdi. Bu arada bu duayı okuyan gayet yumuşak bir ruh halinde olmalı, hastaya temrularından kurtulacağını artık, onları düşünmemesini söyler. Bir de öğüt verir. Bu temruların bir daha oluşmaması için, gökyüzüne bakıp, bir daha yıldızları saymaması tembih edilirdi.

    Em ebremû emran fe innâ mübrimûn

    Romatizma Hastalığı : İpliği yedi kat yapıp bir düğüm atarken üç Kulhuvellahu okunur, bu işlem yedi düğüme kadar tekrarlanır. İnanılarak yapılırsa romatizmal hastalıklara iyi geldiği söylenir.

    Göze Hal Geldimi Duası : Elistane, kepistane, tora, fora, tepistane, sandukhane, haknedurusu kokuç

    Boğaz Ağrısı Okuması : Ele hurma, Çivit yani, mizakoli, atiçi katiçi, filingur filingur, iç çami

    Yürümeyen Çocuğun Tedavisi : Çocuğun annesi yürüyemiyen çocuğunu, bir de anne siftahı olan birini (annesinin ilk çocuğu olan biri) yanına alıp, cuma ezanı okunan bir yere gelir. Hoca ezanı okumaya başlayınca anne siftahı olan kişi euzu besmele çekerek çocuğu yukarı atar ve derki "Efendi minareye, Allah derman eyleye, bir daha cumaya kadar benim oğlum yürüye" bu sözler ezan bitene kadar devam eder ve çocuğun bir daha ki cumaya kadar yürüyeceğine inanılır.

    Karın Ağrısı  Duası : Karnım karnım, içine yılan yavrusu, aldım eğri tahrayı, gittim eğri meşeye, ettum eğri sepeti, eğri sepet su  tutmaz, fatmanın karnı ağırmaz, karnı ağırmaz, uğruç uğruç

    Yılan Bağlama Duası : Bu dua okununca yılan hareket edemez. Yılan yılan afiye, yılan gider kafiye, kerpetilen kel dişi , bağladım yılan dişi

    Nazar Duası : Elemtere fiş, fiş, koltık altı sokulmuş. Her kim göz etmişse gözüne bir şiş

    Rize Beddualari

  • Adun çesilsun
  • Allah yedi yorgan yipratasun 
  • Ander kalasun
  • Başun kesile  
  • Dert başuna 
  • Hay korbakor çikasun 
  • Heyirini cormeyesun
  • Kisacunli olasun
  • Korbakor olasun 
  • Murt cidesun
  • Nabedil olasun 
  • O ander kalasun 
  • O ander kaybana kalasun 
  • O başin kesile da kellen 
  • O keseyim seni aleme 
  • Oğa çok eğriluk etti, ecrini çekecek 
  • Pakliya seni 
  • Peşuk sallamiyasun
  • Sincile enesun
  • Tamdan tuma çidesun
  • Ubur çikasun
  • Uşak çipasi çesmeyesun
  • Vay başuna 
  • Vay vereyim aklin
  • KOCAKARI İLAÇLARI

    İLAÇLAR

    Hastalıkların günümüz imkanlarıyla çözümlenemediği zamanlarda, halk hakimleri ve kocakarı ilaçlarıyla deva olunmaya çalışılırdı. Geçmiş kültürlerden gelmekte olan bu tedavileri bu işlere uzmanlaşmış kendilerini kabul ettirmiş kişilerce yapılrdı. Hatta gerektiği anda cerrahi müdahaleye kadar gidebilenlerde çıkrdı. Biyolojik ve doğal yöntemler uygulandığı gibi boş inanış ve büyü yolunada gidildiği olurdu. Bazı tedavi yöntemleri bazı köylerde seyrekde olsa tedavi ettirile gelmektedir.
    Şimdi gelelim İlaç ve tedavilere:

    Göbek Düşmelerinde :Üç yol vardı. 1) Kupa vurulurdu. 2) Karın açık sırt üstü yatılırken hastanın göbek çukuru, küçük parmakla uygulanan basınçla döndürülürdü. 3) Su dolu bardağa konan bir ğneylebatıl bir uygulama yapılırdı.

    Koça (Siğil) : İki yol vardı. 1) Siğilin köküne sokulan iğnenin dibi ısıtılırdı. Böylce ısıtılan iğnenin ucuyla dağlanırdı. 2) Bir iplik ile batıl bir uygulama yapılırdı.

    Yanıklarda : Üç yol vardı.1) Tükürülürdü. 2) Bal, zeytinyağı ve eritilmiş mumdan yapıaln bir karışım sürülürdü. 3) Zeytinyağı ile kireçten veya kirecin suyundan yapılan bir karışım sürülürdü.

    Kötek (Darbe) ve Ağrılarda : 1) Tartılmamış et sarılırdı. 2) Mısır ununun yağla kavrulup, tuz eklenmesiyle yağlı hamur denilen bir karışım hazırlanır ve sıcak iken bir lahana yaprağına konarak sarılırdı. 3) Zeytin, zeytinyağı, soğan ve tuzdan yapılan bir karışım sarılırdı.

    Dil Doğurduğunda : Batıl bir tedavi yöntemi uygulanırdı. "Dili doğuran", anasına, "Ana dilim doğurdu" dediğinde, anası da, " Tukur da at oni" diyerek karşılık verdiğinde, dili doğuranda "Tu" diye tükürdüğünde ve bunu üç defada tekrarlarsa dili iyileşir.

    Çuban (Çıban) : Dört yol vardı. 1) Çıbanı temizlemek için soğan ve maydonozun kavrulmasından elde edilen bir karışım sürülürdü. 2) Ateşte pişirilmiş soğan sürülürdü. 3) Reçine sürülürdü. 4) Sülük oturtulurdu.
    Kulak Ağrılarında : Beş yol vardı. 1) Çocuk emziren kadının sütünden kulağa damlatılrdı. 2) Közde pişirilmiş sarmusak konulurdu. 3) Pırsa suyu damlatılırdı. 4) Yağlı hamur sarılırdı. 5) Kiremit ısıtılıp sarılırdı.

    Karın Ağrılarında : Dört yol vardı. 1) Baldan veya şekerden yapılan şerbet içirilirdi. 2) Karın ısıtılırdı 3) Isıtılmış tuğla ayakların altına konulurdu. 4) Karın üstü yatılırdı.

    İltihaplı Yaralarda : İki yol vardı. 1) Yörede damar yaprağı denen bir tür bitki sarılırdı.2) Reçine sürülürdü.
    Vücutta Şşlerde : Toplanan kırk bir çeşit ot pişirilir ve sarılırdı.

    Bağırsak Kurtlarında : Hastaya çiğ kabak çiviti yedirilirdi.

    Kabakulaklarda : Kara kabak pişirilip bölgeye sarılırdı.

    Baş Yarılmalarında : Şeker konurdu.

    Baş Ağrılarında : İki yol vardı. 1) bir bezle sıkılırdı. 2) Sirke sürülürdü.

    Kesiklere : Tütün ve Kartuli bastırılırdı.

    Bademcik ve Boğaz Ağrılarında : 1) Karamış yaprağı ısıtılır va sarılırdı. 2) Yörede havaciya denilen bir bitki tereyağı ile ısıtılıp içilirdi.

    Zehirlenmelerde : Sarmısaklı yoğurt içirilirdi.

    Arı Sokmalarında : Bölgeye soğuk cisimler değdirilirdi.

    Uçuklarda : Ucu yana odun veya ucu kızarılmış bir bıçakla batıl bir yöntem uygulanırdı.

    Çipa (Göbek Kordonu) Kesilmelerinde  : İki yol vardı. 1) Güveli tahta tozu kullanılırdı. 2) Kapı eşiği altında bulunan kuru toprak konulurdu.

    İnek Zehirlenmelerinde : Üç yol vardı. 1) Sarmısaklı yoğurt içirilirdi. 2) Sirke içirilirdi. 3) Kulağı kertilir kan akıtılırdı.

    KAYNAKÇALAR:
    1) Her YönüyleGüneysu RİZE, Hakan Şeker TAVUKÇUOĞLU,1996
    2) Rize Kültür Derlemeleri, Rize Halk Eğitim Müdürlüğü Yayınları, 1999

    RİZE MERKEZ Köy ve Mahalle İsimleri

    Yeni Eski Yeni Eski Yeni Eski
    Adacami
    Ağaçlı
    Akarçeşme
    Akçaköy
    Akpınar
    Alipaşa
    Anbarlık
    Atmeydanı
    Azaklı Hoca
    Koriloz
    Kament
    Ignest-i Rum
    Romanoz-ı Rum
    Kalamoz
    Sevelos
    Anbarlık
    Vonit-i Rum
    Sakrık
    Bağdadlı
    Bahaddin Paşa
    Balıkçılar
    Balsuyu
    Beşikçiler
    Bıldırcın
    Büyükköy
    Haldoz
    Hama
    Hamaynoz
    Çancol
    Litmiyoz
    Hanes
    Gorgor
    Camidağı
    Camiönü
    Ceran
    Çakmakçılar
    Çamlıbel
    Çanakçeşme
    Çarşı 
    Çeşmeli
    Çiftekavak
    Çiftlik
    Çorapçılar
    Mağloz
    Arkotil
    Romanoz-ı İslam
    Playmanoz
    Hacenoz
    Kayluklar
    Paşyan
    Makasi
    Argoloz-ı İslam
    Zavendik
    Saraho
    Dağınıksu
    Dağsuyu
    Dere
    Derepazarı
    Dörtyolağzı
    Dumankaya
    Godori
    Çarıhor
    Penduz
    Palanduz
    Peşeyan-ı Rum
    Polimnoz
    Ekmekçiler
    Elmalı
    Emineddin
    Eriklimanı
    Eskikale
    Arkılıkoz
    Salarha Kaçıran
    Emineddin
    Malpet
    Aytanoz Çakara
    Fenerköy
    Fethibey
    Hortoz
    Espet
    Gölgeli
    Gülbahar Sultan
    Gündoğdu
    Güneşli
    Gürgen
    Şatroz
    Kovaroz
    Fetekoz
    Salarha Kaptes
    Gürgen
    Halatçı
    Hamzabey
    Hemdemoğlu
    Hendek
    Hoşköy
    Filyoz
    Harik Marnoz
    Sanoz
    Feri
    Harel
    İbadet
    İrşadiye
    İslahiye
    İslampaşa
    Ahangöz
    Roş
    Kanboz Kaşatoz
    Hamrik
    Kabak
    Kale
    Kalecik
    Kaledibi
    Kanbursırtı
    Kaplıca
    Karasu
    Karayemiş
    Kavaklar
    Kayaköprü
    Kemaliye
    Kıbledağı
    Koncevanoz
    Kale
    Mavrant
    Emineddin-i Rum
    Ignest-i İslam
    Büyük Samrı
    Karasu
    Karayemiş
    Argaloz-ı Rum
    Letenkuz
    Salarha Aynaroz
    Setoz
    Kırıklar
    Kışlak
    Kiremitli
    Kokulukaya
    Kömürcülü
    Köprülü
    Köşklü
    Kutucular
    Kututaş
    Küçükcami
    Küçükçayır
    Küçükyurt
    Kanreva
    Konyan
    Kalohraf
    Likosi
    Salarha Sengöz
    Fosa
    Viranlar
    Merankuz
    Peteros
    Viroz
    Andon
    Küçük Samri
    Lazlar
    Mecidiye
    Mermerdelen
    Muradiye
    Müderrisler 
    Müftü
    Namıkye
    Nusretli
    Ortapazar
    Lazlar
    Mirekaloz
    Kamaşnoz
    Salarha
    Iverit 
    Müftü
    Katla
    Orta Kanboz
    Umma
    Paşaköy
    Pehlivantaş
    Pekmezli
    Peştemalci
    Pazar
    Pehlivanlar
    Pilavdağı
    Piri Çelebi 
    Portakallık
    Kalothin
    Canpolat
    Gotoz
    Üstüpiler
    Mişuna
    Pripol
    Diger Agnest
    Piri Çelebi
    Diğer Halduz
     
    Sahilköy
    Sandıklı
    Sandıktaş
    Saray
    Sarıyer
    Selamet
    Sepetçiler
    Sinekli
    Soğukçeşme
    Söğütlü
    Subaşı
    Sütlüce
    Liparit
    Sandık
    Hanbezi
    Çakalnar
    Maş
    Nefs-i Kanboz
    Holitoz
    Sahor
    Hohol
    Arşota
    Koliça
    Arun
    Tarikler
    Taşlık 
    Taşcami
    Taşhane
    Taşlıdere
    Taşpınar
    Tepebaşı
    Tepecik
    Tersane
    Topçu 
    Tuğlalı
    Tarklar
    Kozandinoz
    Yukarı Kanboz
    Salanduz
    Ashoroz
    Sabuncak
    Sengaz
    Vonit-i rum
    Makalavoz
    Babik 
    Mahanca
    Ulucami
    Uzun
    Uzunkaya
    Üçkaya
    Hazavit
    Rados
    Rusya Yalı
    Umma Tuğlu
    Vakıfçeşme
    Veliköy
    Piri Çelebi-i Rum
    Vila
    Yağlıtaş
    Yanıktaş
    Yapraklar
    Yaylacılar
    Yemişlik
    Yeniköy
    Zincirli Köprü
    Kankalanoz
    Argaloz
    Yapraklar
    Maskilikos
    Serandinoz
    Yeniköy
    Potça Kaçran

    TARİHİ YERLERİMİZ

    RİZE İL MERKEZİ VE İLÇELERİNDEKİ TARİHİ ESERLER

    Andon ve Çamlık Orman İçi Dinlenme Yerleri, Ayder, Cimil, Çat, Başhemşin, Ovit ve Palovit Yaylaları, Ayder Kaplıcası, Andon ve Şimşirli İçmeleri, Rize, Çayeli ve Pazar (Kız Kulesi) Kaleleri, Kale-i Balâ, İslam Paşa, Gülbahar, Cafer Paşa Camileri-Ziraat Çay Bahçesi ,- Rize Kalesi  Kemer Köprüler için tıklayın ! 

    Rize, Türkiye'nin kuzeydoğusunda, eşsiz tabiat güzellikleri, zengin halk mimarisi ve halk bilim değerlerine sahip bir şehrimizdir. Burada tabiat ve insan coğrafya ile mimari bütünleşerek eşsiz bir uyum sergiler. Yapılar yeşil örtülü vadilerin yamaçlarına asılmış gibi dururlar. Karlı dağlardan çağlayarak Karadenize akan dereler üzerinde narin köprüler kuruludur. İnsan bu coğrafyada kendisinden geçer. Dört mevsim değişik renkli ormanlarda esen rüzgarın sesi, derelerin çağıltısı ile karışır. Çiçeklerle çevrili yayla yollarında, çay bahçelerinde, mısır tarlalarında, tulum ve kemençe eşliğinde duygu yüklü türküler söylenir.

    Rize ili denize paralel uzanan dağlarla çevrilidir. Yüksek dağ eteklerinden doğan sular, birbirine paralel derin vadiler oluşturarak denize akarlar. Köyler, tarıma elverişli alanlar, vadi tabanları ve yamaç düzlüklerinde yer alır. Dağların 2000 m.den yüksekteki orman sınırından sonra yaylalar kurulmuştur. Gerek mimarisi ve gerekse gelenekleri bozulmamış çok sayıda yayla yerleşmelerinin ünlüleri şunlardır. Varda, Gölyayla, Ovit, Karos, Ambarlı Varap, Varoş, Elevit, Trovit, Palovit, Çiçekli Ayder, Başhemşin, Karvan, Taşlı.

    Rize'nin bu zengin kültür ortamı ve eşsiz coğrafyasında oluşan kültür ve tabiat varlıkları yeterince araştırılmamıştır. Yöre insanı yüzyıllar boyu tarım, hayvancılık, denizcilik ve gurbetçilikle geçimini sağlamıştır. Çay tarımının gelişmesi, şehirleşme, kent merkezinde, ilçelerde ve köylerde yeni yapılanmalar ve yaşantı biçiminin doğmasına yol açtı.

    RİZE ATATÜRK MÜZESİ (MATARACI MEHMET EFENDİ EVİ)
    Müftü Mahallesi'nde 127.sokakta yer alır. Kuzeyinde geniş bir bahçesi vardır. 20. yy'ın başlarında yapılmıştır. İç sofalı, planlı, üç katlı bir evdir. İkinci katta, kuzeydoğudaki oda Atatürk'ün kaldığı odadır. Ulu Önder Atatürk, 17 Eylül 1924 tarihinde Rize'yi ziyaret ettiği sırada, Mataracı Mehmet Efendi'nin evinde misafir edilmiş ve bu odada kalmıştır.

    Mataracı Mehmet Efendi Evi restore edilmiş ve müze olarak 27.12.1985 tarihinde ziyarete açılmıştır. Zemin katta, Rize İl merkezinden toplanan kitabeler ve mezar taşları, birinci katta ise bazı ahşap oymalı mimari parçalar, dokuma araç gereçleri, etnografik eserler sergilenmektedir. İkinci katta ise Atatürk zamanından kalan eşyalar, Atatürk'e ait giysiler, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk'e ait fotoğraflar bulunmaktadır.

    RİZE MÜZESİ
    Rize Müzesi Müdürlüğü 1984 yılında Atatürk evi olarak hizmet vermeye başlamıştır. Kültür Bakanlığı tarafından şehir merkezinde restorasyonu tamamlanan iki adet eski eser yapıdan sarı ev olarak adlandırılanın teşhir ve tanzimi tamamlanarak 27.06.1998 tarihinden itibaren müze olarak parçalanmış olup, zemin kat kafeterya bölümü ve ikinci kat ise yöresel yemeklerin sunulduğu lokanta olarak hizmet vermektedir.

    Rize müzesinde 52 arkeolojik, 1014 etnografik, 594 sikke, 17 Mühür ve mühür baskısı ve 3 arşiv vesikası, 17 el yazması olmak üzere toplam 1695 envanterli eser bulunmaktadır.
     

    RİZE KALESİ
    Kale, şehir merkezinin güneybatısında 480 m²lik bir alan üzerine kuruludur. İç ve aşağı kalelerden oluşur. İç kalenin I. Justinianus (527-565) döneminde, aşağı kalenin ise 13. yüzyılda inşa edildiği düşünülmektedir. Kale çevresi, yapılan çevre düzenlemesiyle çay bahçesi olarak işletilmektedir. Kenti seyir için kent merkezindeki ideal noktalardan biridir.Kale ve sur yükseklikleri yaklaşık 2 metre ile 20 cm arasında değişmektedir. Duvar kalınlıkları 2-3 metre civarındadır.

    Yapı malzemesi olarak yonu taş ve horasan harcı kullanılmıştır. 
     

    BOZUK KALE
    İl merkezinin 10 km doğusunda Gündoğdu'da, aynı adla anılan derenin kenarında yer alır. Denizden 30 m yükseklikte kurulmuş küçük bir gözetleme kulesidir. Karadeniz sahillerinde sık görülen küçük orta çağ kalelerinden biridir.
    ZİL KALE

    Çamlıhemşin ilçesinde bulunan bölgenin en dikkate değer eserlerinden biridir. İlçe merkezinin 15 km güneyinde Fırtına Deresinin batı yamaçları üzerinde kurulmuştur. Kalenin üzerinde inşa edildiği sarp kaya kütlesi, denizden 750 metre, dere yatağından ise yaklaşık 100 metre yüksektir.

            Kale, dış surlar, orta surlar ve iç kaleden meydana gelmektedir. Dış kalenin kapısına kuzey batı yönündeki patika bir yolla ulaşılır. Kuzeydeki kapının söğe taşları sökülmüştür. Bir teras yardımıyla orta sular seviyesine çıkılır ve ikinci bir kapı ile kale içerisine girilir.

            Orta kale içerisinde üç önemli yapı bulunmaktadır. Bunlar muhafız binası, şapel ve başkuledir. Kulenin dört katlı olduğu duvarlardaki hatıl izleri ve kiriş deliklerinden anlaşılmaktadır. İçerisinde ince bir bölüntü duvarı ve dolgu toprak vardır.

    Duvarlar üzerinde doğu yönünde kemerli pencereler, diğer taraflarda mazgal delikleri bulunmaktadır. Kulenin üstünün dendanlı bir teras şeklinde olduğu belirlenmiştir. Duvarlar içerisinde dikey uzanan boru yuvaları belki de kapanmış sarnıçlara su akıtıyordu.

    Kalenin kesin yapılış tarihini belirtecek veriler yoktur, 14-15 yüzyıllara tarihlendirilmektedir. Bölgenin ilk çağları gibi orta çağ tarihi de karanlıktır. Hemşin yöresinin İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu zamanlarında tam olarak mı kısmen mi fethedildiğini bilmiyoruz. Varoş Kale, Zil Kale, Cihar Kale ve Pazar Kız Kaleleri hem yörenin, hem de Bayburt'a ulaşan önemli bir ortaçağ kervan yolu üzerinde güvenliği sağlıyorlardı.Osmanlıların bölgeyi fethinden sonra kale kullanılmaya devam etmiştir. Kalede bulunan iki el topu Trabzon Müzesindedir.

    KALE-İ BALA (YUKARI KALE)
    Çamlıhemşin İlçesi'ne 40 km uzaklıkta, Hisarcık Köyü sınırları içerisinde Fırtına Deresi'nin kaynaklarına hakim bir noktada kurulmuştur. Kaynaklarda geçen bir diğer adı da Varoş Kale'dir. Kalenin ana planı dikdörtgen olarak tanımlanabilir.

    Doğusu, güneyi ve kısman kuzeyi sarp kayalıktır. Batı tarafı eğimli bir arazi üzerindedir. Giriş kapısı kuzeybatıdadır. Kalenin kurulduğu yer ve duvar işçiliği bakımından Zil Kale ili ilişkisi açıktır. Zil Kale ile aynı tarihlerde yapılmış olmalıdır.
     

    KIZ KALESİ (PAZAR)
    İlçe merkezinin batısında küçük bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Kayaklık bir zemin üzerinde bulunan kalenin kara ile bağlantısı kesilmiştir. Yaklaşık 7x7 m boyutlarındaki kalenin duvarlarında muntazam taş işçiliği görülür. Giriş kapısı batıdandır. Güney surlar yıkılmıştır.

    Sağlam kalan duvarlarda mazgal pencereleri ve yuvarlak kemerli üst kat pencereleri yer almaktadır. Kız Kalesi'nin kesin olarak kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir. 13.-14. yüzyıllarda Trabzon Devleti zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Kale, Osmanlı döneminde onarılarak kullanılmıştır.
     

    CİHAR KALE
    Sahilden 7 km içeride, Yücehisar Köyü sınırları içinde Hemşin Deresi'nin doğusunda yer alır. Ana plan yuvarlaktır. Surların taş işçiliği muntazam değildir. Kapısı kuzeydoğudadır ve iki kule ile desteklenmiştir. Ortada yarım daire planlı bir kule bulunmaktadır.
    ŞEHİTLER ÇEŞMESİ
    İslampaşa Mahallesi'nde eski Güneysu yolu üzerinde 1917 yılında yapılmıştır.

    Dairevi kemerli bir cepheye sahiptir. Tek lülelidir ve lülesi üzerinde taslığı vardır. Çeşme, 1916 yılında şehrin savunması sırasında şehit olan askerlerimizin gömüldüğü bir yerde yapılmıştır. İşgal sırasında Ruslar bu şehitlikten yol geçirmek için kazı yapınca şehitler buradan nakledilmiştir. Bu nakil sırasında şehit askerlerin çürümüş elbiselerinden çıkan paralarla halk bu çeşmeyi yaptırmıştır.

    Çeşmenin üzerinde Latin harfli kitabe metni ünlü şair Bayburtlu Hicrani tarafından yazılmıştır.

    ESKİ RİZE EVLERİ
    Şehir merkezinde çok az sayıda eski ev koruma altına alınmıştır. Bunların da iki, üç tanesi korunup yaşatılmaktadır. Rize evlerinin yapımında geleneksel yapı malzemeleri ve teknikleri kullanılmıştır. Bu evler yığma taş ve dolma göz tekniğinde yapılmış duvarlar, dört yana eğimli, kiremitle kaplı çatılara sahiptirler. Şehir evleri genellikle iki veya üç katlıdır. Zemin katta, ahır, kiler gibi servis hacimleri kullanılır. 1.katta mabeyn, sofa ve odalar bulunmaktadır. Mabeynde(esas yaşanılan alan)Bulunan ocakta yemek pişirilir. Odalar geleneksel olarak tasarlanmışlardır ve bazıları ahşap süslemelidirler.

    TUZCUOĞULLARI EVİ

    Rize'nin en eski evlerinden birisidir. 18. yy olarak tarihlenebilir. Üç katlı olarak yapılmış mabeynli bir evdir. İçerisinde de çok sayıda oda, hela ve banyo bulunmaktadır. Evin dışında ayrıca bir mutfak ve konak hamamı yer almaktadır.

    ÇAĞLAYAN MUSTAFA HACALOĞLU EVİ (FINDIKLI)

    Köyün girişinde,mahallenin batısındamahallenin batısında yer alır. Beş katlı geleneksel ev ve serenderin oluşturduğu yapı Bölgenin en eski ve tipinin en iyi örneklerinden birisidir.

    HURŞİT BEY EVİ (FINDIKLI)

    1849 yılında Mehmet Usta tarafından yapılmıştır. İki katlı, hayatlı tipte bir evdir. Zemin kat ahır, birinci kat esas yaşama alanıdır. Zemin kat yonu taş, birinci kat dolma göz duvarlara sahiptir. Evin esas planı mabeyne (hayat) bağlı bir iç hayat ve etrafındaki odalardan oluşmaktadır. Odaların kapı kanatları, yüklükleri, tavanlar ahşap süsleme bakımından zengindir. Taş ocakların alınlıkları yaşmakları üzerinde bitkisel süslemeler ve kitabeler yer alır. Evin süslemeli odası batıdaki baş odadır. Burada yan duvarlar üzerinde bazı büyük yapıları cami, saray, gemi, tren, top arabası gibi tasvirler yer almaktadır. Evin giriş katındaki yarım daire merdiven ve eve su girişini sağlayan taş yalaklar ilginç özellikler taşırlar.

    ŞENYUVA KÖPRÜSÜ (ÇAMLIHEMŞİN)
    Eski adıyla Çinçiva Köprüsü bölgenin taş köprülerinden birisidir. Tek bir kemerle Fırtına Deresi geçilmiştir. Ayrıca korkuluk duvarı tamir edilerek üzerine demir bir kısım ilave edilmiştir. Köyün yaşlıları 1699 tarihli bir kitabesinin 1946 yılındaki bir selde kaybolduğunu kaydederler. Eğer bu doğru ise, yapı bölgenin en eski köprülerinden birisidir.

    KÖPRÜKÖY KÖPRÜSÜ (ÇAMLIHEMŞİN):Fırtına Deresi üzerinde kurulu taş köprülerinden birisidir. Köprünün batı ayağına küçük bar tabliye kemeri ilave edilmiştir. Tabliyesi iki yandan dik olan köprünün korkuluk duvarları kısmen yıkılmıştır. Köprünün 19. yüzyıl sonlarında Türk ustalar tarafından yapıldığı bilinmektedir.

    ÇAĞLAYAN KÖPRÜSÜ(FINDIKLI):Köyün merkezinden geçen Abu Deresi üzerinde kurulmuştur. Bölgedeki yaygın taş köprülerden birisidir. Tek bir kemer gözünden oluşur. Son yıllarda kullanılmayan köprünün korkulukları yıkılmıştır. Yapıldığı tarih bilinmemektedir.

    GÜNEYCE KÖPRÜSÜ (İKİZDERE):Güneyce'nin merkezinden geçmekte olan İyidere Suyu üzerinde yapılmış tek gözlü taş köprüdür. 1901 yılında inşa edilmiştir.

    İSKENDER CAFER PAŞA CAMİİ
    İslampaşa Mahallesi'nde geniş bir hazire içinde İslampaşa ve Kurşunlu Camii olarak da anılmaktadır. H. 978/M. 1570 yılında İskender Cafer Paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami ahşap bir son cemaat yeri, taş duvarlı ve kubbe ile örtülü bir harim kısmından meydana gelmektedir. Caminin duvarları moloz taşlarla örülmüştür.

    Harimin kuzeybatı köşesinden minareye çıkılmaktadır. Kare planlı harime kuzey cephedeki kapı ile girilir. Her cephedeki iki pencere aydınlanmayı sağlar.

    Bu pencereler düz letonludur. Ayrıca sekizgen kubbe kasnağı üzerinde yuvarlak kemerli pencereleri vardır. Tromplara oturan kubbe içinde demir parmaklıklı bir kandilliğe sahiptir. Kubbe dıştan ise kurşun kaplıdır. Taş mihrap sade bir görünüme sahiptir. Camiye göre oldukça büyük olan ahşap minber yenidir. Eskiden ahşap olan mahfil son yıllarda betonarme olarak yenilenmiştir. Süslemeler de yenidir.

    BÜYÜK GÜLBAHAR SULTAN CAMİİ
    Bütünüyle dikdörtgen planlı olan cami son cemaat yeri ve harim kısmından meydana gelen kırma çatılı bir yapıdır. İnşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Son cemaat yeri bir subasman üzerine oturur. İki katlı taş ve ahşap olarak inşa edilmiştir. Doğu tarafında imam odası, batısında bir odunluk ile üst kata çıkan merdiven bulunmaktadır. Üst kat bağdadi olarak inşa edilmiş, kurs yeri olarak kullanılmaktadır. Son cemaat yerinden çıkılan minare batıdadır. Harim kısmının duvarları düzgün yonu olarak mahalli siyah taştan yapılmıştır. Son cemaat yeriyle birlikte dört omuz bir çatıya sahiptir. Üzeri kiremit kaplıdır. Kare planlı harim kısmına son cemaat yerinden ve batıdaki kapıdan girilir. Girişin üzerinde iki sütunla taşınan ahşap bir mahfil bulunmaktadır. Tavan ahşap olup ortada bağdadi bir kubbeye sahiptir. Harim kısmını doğudan üç, diğer cephelerde iki olmak üzere, çift sıra yuvarlak kemerli pencereler aydınlatır. Mihrap yivli sütünlarla sınırlandırılmış ve yatay dilimli bir nişe sahiptir. Ahşap minber sadedir. Gülbahar Camii birkaç defa yıkılıp yapılmıştır.
    KÜÇÜK GÜLBAHAR HATUN CAMİİ
    Küçük Gülbahar Hatun Mahallesi'ndedir. Büyük Gülbahar Camii'nin doğusunda yer alır. Eski cami harap olunca 1956 yılında biraz kuzeye kaydırılarak yeniden yaptırılmıştır. İlk yapı 16. yy'da, Yavuz Sultan Selim'in eşi, Gülbahar Sultan'a atfedilmiştir.
    KALE CAMİİ
    Kale Mahallesi'nde ve Rize İç Kalesi'nin güneyinde bulunur. 1658 yılında yapılan cami son zamanlarda yenilenmiştir. Arazinin eğiminden dolayı bir zemin kata sahiptir. Zemin kat taş, üst kat betonarme olarak yapılmıştır. Örtü kırma çatılı olup, kiremit kaplıdır. Caminin doğusunda imam odası ve bir servis hacmi bulunmaktadır. Harime küçük bir son cemaat kısmından gidilir. Düz ahşap tavanlı harim, yuvarlak kemerli geniş pencerelerle aydınlatılmıştır.
    ORTA CAMİİ
    Şehir merkezinde Yeniköy Mahallesi'ndedir. İlk cami 1737 senesinde yapılmıştır. Bugünkü cami ise 1941 yılında yeniden inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı cami kalın taş duvarlı ve kırma çatılıdır. Kuzey, doğu ve batı tarafından kapıları vardır. Son cemaat mahalli olmayan caminin giriş kısmı üzerinde mahfil bulunmaktadır.
    MÜFTÜ MAHALLESİ CAMİİ
    1785 tarihli eski caminin yerine biraz kuzeye kaydırılarak 1965 yılında yeniden yapılmıştır. Camiye sonradan ilave edilen son cemaat mahallinden girilmektedir. Ayrıca doğuya açılan bir kapısı vardır. Muntazam kesme taştan yapılmış caminin harimini yüksek kasnaklı, kurşun kaplı bir kubbe örter, kuzeybatı köşede taş minare yer alır. Caminin mihrabı taş, minberi ahşaptır. H.1200/M.1785 tarihinde yapılmış cami kırma çatılı idi. Cephelerden iki sıra pencere ile aydınlanıyordu. Bu cami H.1282/M.1865'te etraflıca onarılmıştır.
    REŞADİYE CAMİİ
    Reşadiye Mahallesi'nde yıkılıp yenilenen camilerden birisidir. Eski caminin yapılışı 1671 olarak kabul edilmektedir. Bugünkü cami 1962 yılında yaptırılmıştır.
    CAMİÖNÜ CAMİİ
    Camiönü Mahallesi'nde yer alır. Halk arasında Fener Camii olarak da bilinir. Kitabesine göre eski cami 1698 yılında yapılmıştır. Eser 1949 yılında yenilenmiştir.
    DEĞİRMENDERE CAMİİ
    Değirmendere Mahallesi'ndedir. Bu cami de yenilenerek günümüze gelmiş tarihi eserlerden birisidir. İlk cami H.1200/M.1786 yılında yaptırılmıştır. Bu cami H.1327/M.1911 yılında onarılmıştır. Minaresi sonradan yapılmıştır.
    TAŞÇIOĞLU CAMİİ
    Yenimahalle'de yer alır. Yıkılıp yenilenen camilerden birisidir. H.1126-1131/M.1714-1718 tarihleri arasında Cezayirli Kaptan Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bu caminin mimari özellikleri hakkında bilgimiz yoktur. Büyük bir ihtimalle kırma çatılı bir yapıydı. Bu caminin H.1250/M.1834 yılında onarıldığını biliyoruz. 20. yy'ın başlarında camiye Taşçıoğlu adlı bir hayırsever tarafından bir kısım ilave edilerek, onartılmış, bundan sonra cami Taşçıoğlu Camii olarak anılmıştır. Caminin 1940 yılında yeniden onarıldığı bilinmektedir. Bugünkü caminin inşaatına 1979 yılında başlanmış ve uzun yıllar sürmüştür.
    ŞEYH CAMİİ
    Şehir merkezinde, eski Vilayet Konağı'nın güneyinde eski Piri Çelebi Mahallesi'nde yer alır. İlk cami 1711 yılında yapılmıştır. Bu yapı bazı onarımlarla 1953 yılına kadar gelmiştir. Bugünkü caminin inşası 1953-1965 yılları arasında tamamlanmıştır. Şeyh Camii, Merkez Camii'nden sonra Rize'nin en büyük ve özen gösterilerek yapılmış camisidir. Beş bölümlü bir son cemaat mahalli ve kare bir harimden meydana gelen çifte minareli bir eserdir.
    MERKEZ UZUNKAYA KÖYÜ CAMİİ
    Köyün merkezinde eski bir mezarlığın kenarında yer alır. İlk olarak 19. yy'da yapıldığı tahmin edilen cami son yıllarda yıkılarak yenilenmiştir.
    Bugünkü cami kesme taş duvarlı, dikdörtgen planlı bir yapıdır. Camiye doğudan girilmektedir. Harimde, kuzey cephede bir mahfil bulunmaktadır. Mahfilin köşk kısmında ve kapılarında eski camiden kalan ahşap süslemeli parçalar kullanılmıştır. Taş minaresi kuzeybatıdadır. Caminin doğusunda imam evi ve Kur'an Kursu yapılmıştır.
    EKŞİOĞLU CAMİİ (ARDEŞEN)
    Bu cami ilçe merkezinde Çiftekavak Mahallesi'nde yer alır. Onarılıp yeni ilaveler yapılarak günümüze gelmiştir. İlk cami Ekşioğlu Hacı Mustafa Efendi tarafından inşa edilmiştir. Bu yapı H.128/M. 1869 yılında yenilenmiştir. Yenilenen caminin kuzeyine, yakın yıllarda bir kısım ilave edilmiş, kuzeybatısına da minare yapılmıştır.
    SESLİKAYA KÖYÜ CAMİİ (ARDEŞEN)
    Köyün merkezinde yer alır. 1801 yılında yapılmış, bölgenin ahşap süslemeli camilerinin güzel bir örneğidir. Yapı malzemesi muntazam yontulmuş taş ve ahşaptandır. Dikdörtgen planlı olan caminin yakın yıllarda önüne yeni bir kısım ilave edilmiştir. Kuzeydoğudaki minare de bu sırada yapılmıştır. Harime kuzey cephedeki kapıdan girilir. Girişin üzerinde mahfil bulunur. Harimin aydınlatılması, her cephede altta büyük, üstte küçük düz lentolu ikişer pencere ile sağlanmıştır. Caminin taş mihrabı sadedir. Esas önemli olan ahşap süslemeli minber, mahfil ve tavandır. Minberin yan yüzleri ve korkulukları barok karakterli kıvrım dallar, S kıvrımları ile doldurulmuştur. Aynalıkta kıvrım dallar arasında stilize laleler bulunur.
    TUNCA KÖYÜ CAMİİ (ARDEŞEN)
    Meyilli bir arazide kurulmuştur. 1902-1909 yılları arasında yaptırılmıştır. Kesme taştan inşa edilmiş, kırma çatılı bir camidir. Zemine bir medrese katı yerleştirilmiştir. Son cemaat mahalli olmayan camiye kuzey cephesinin ortasından ve kuzey batıdan girilir. Harim düz letonlu iki sıra pencere ile aydınlatılmıştır. Caminin taş mihrabı sade bordürlerle çevrilmiştir. Minber ahşaptır ve yüzeyi bütünüyle barok karakterli bölgesel motiflerle süslenmiştir.
    YUKARI DURAK CAMİİ (ARDEŞEN)
    Büyük Mahalle'de H.1156/M.1743 yılında inşa edilmiştir. Kalın taş duvarlara sahiptir. Kapı kanatları ve minberi orijinaldir ve ahşap süslemelidir. Cami günümüze gelinceye kadar birçok onarım geçirmiştir.
    IŞIKLI CAMİİ (ARDEŞEN)
    Son zamanlarda kuzey cephesinde bir son cemaat mahalli eklenmiştir. Esas cami muntazam taş duvarlı, kırma çatılı bir yapıdır. 1887 yılında yaptırılmıştır. Süsleme bakımından ahşap minber, tavan ve mahfil önemlidir. Minber süslemesi, Tunca Camii minberine benzer. Büyük bir dair içerisinde çıkan C kıvrımları ile barok karakterli diğer motifler bütün yüzeyi kaplamıştır.
    ŞENKÖY CAMİİ (ÇAMLIHEMŞİN)
    Son derece meyilli bir arazide yapılmıştır. İki katlı bir camidir. Zemin kat taş duvarlı, esas kat bütünüyle ahşaptır. Geniş saçaklı olan caminin dört omuzlu kiremit kaplı bir çatısı vardır. Bölgenin geleneksel ahşap camilerinden birisidir. Ahşap süsleme mahfil korkuluğunda ve minberde görülür. Nakış ve kalem işi süslemeler sadedir. Cami 1900 yılında köy halkı tarafından yapılmıştır.
    AŞAĞI ÇAMLICA KÖYÜ CAMİİ (ÇAMLIHEMŞİN)
    Taş duvarlı iki katlı, kırma çatılı bir yapıdır. Zemin kat medrese olarak yapılmıştır. Medrese katına kuzeydoğu köşesindeki kapı ile girilir. Bu kısım epeyce elden geçmiştir. Sadece batı duvarlarında bir ocak kalmıştır. Hariminahşap döşemesi son yıllarda betonarme olarak değiştirilmiştir. Caminin minberi çok iyi bir ahşap işçiliği gösterir. Sahte kemerli iniş kompozisyonları üzerinde bir daireden çıkan S ve C kıvrımlı yan yüzleri kaplar. Dilimli kemerlerle taçlandırılan nişler ve üçgen aynalık, sadeleştirilmiş bir barok üslubu yansıtır.
    CAFER PAŞA CAMİİ (ÇAYELİ)
    Denize hakim bir teras üzerinde, eski bir mezarlığın yanında yer alır. 1467 yılında yaptırılan camii onarımlarla günümüze gelmiştir. Bugünkü caminin kuzey tarafına yeni bir kısım ilave edilmiştir. Burası imam evi ve Kur'an Kursu olarak kullanılmaktadır. Esas cami kareye yakın, dikdörtgen planlı bir harimden meydana gelmektedir. Moloz taş duvarlı olup, kiremit kaplı kırma çatıya sahiptir. Harimin girişinde iki ayağa oturan bir mahfil bulunur. Harim yanlarında üçer, kıble tarafında ikişer pencereye sahiptir.
    ORMANCIK CAMİİ (ÇAYELİ)
    Mahmutlu ve Geyik Mahalleleri arasında yer alır. Bölgenin geleneksel ahşap yığma duvarlı, kırma çatılı camilerinden birisidir. 1826 yılında yaptırılmıştır. Caminin bir zemin katı bulunmaktadır. Burası eskiden medrese-mektep olarak kullanılıyordu. Esas cami bir giriş bölümü ve harim kısmından meydana gelmektedir. Giriş bölümündeki sedirlerde oturulmaktadır. Bu bölümün üzerindeki mahfil ve saçağı dört ahşap sütun taşımaktadır. Bu mahfile iç mahfilden bir kapı ile girilir. Caminin ahşap oyma olarak oya gibi süslendiği görülür. Ahşap süslemeler kapı, minber, mihrap ve mahfil üzerinde yoğunlaşmıştır. Kemerli kapının kanadı ve geniş çevresi üzerinde; kıvrımdal kompozisyonu tek bir ağaçtan oyulmuş mihrap nişinin kenarındaki bordür üzerinde de yer alır. Nişin kavsarası ve köşelikleri geometrik olarak çizgi bezemelidir. Mihrabın dış çerçevesi üzerinde geç devirde yapılmış boyalı bir bordür yer alır.
    FINDIKLI MERKEZ CAMİİ (FINDIKLI)
    Bir son cemaat yeri ve dikdörtgen planlı harim kısmından meydana gelen kırma çatılı bir camidir. Birkaç yapı evresi geçirmiştir. İlk caminin 18. yy'da yapıldığı tahmin edilmektedir. Alt kat revaklı bir girişten sonra iki odadan oluşmaktadır. Üst kat Kur'an Kursu olarak kullanılmaktadır. Bu kısım Rize'nin benzer camileri gibi 20. yy başlarında yapılan bir onarımla bugünkü durumuna kavuşmuştur.
    MEYVELİ KÖYÜ CAMİİ (FINDIKLI)
    Orta Mahalle'de yer almaktadır. İki katlı, bölgenin tipik ahşap yığma camilerindendir. 1871 yılından Mustafa Bin Alişan tarafından yaptırılmıştır. Zemin kat medrese bölümüdür. Medresenin iç kısımları yıkılmıştır. Sadece ocaklar günümüze gelmiştir. Caminin cephesine yeni bir kısım ilave edilmiş, son cemaat mahalli kısmen bozulmuştur. Son cemaat mahallinin üzerinde, iç mahfile bağlantılı fevkani bir mahfil bulunur. İç mahfili U şeklinde kıble duvarına kadar uzanır. Süsleme bakımından minber aynalığı, mahfil köşkü ve korkulukları zengindir. Minber üzerinde geometrik, korkuluklar üzerinde ise halat örgü ve yatay palmet dizilerinden meydana gelen süsleme unsurları görülür. Ayrıca sütun başlıkları üzerinde Mührü Süleyman motifine de yer verilmiştir.
    KIBLEDAĞ CAMİİ (GÜNEYSU)
    Köyün merkezinden Ilıca Mahallesi'ne taşınmış, 1862 yılında yapılmıştır. Bölgenin geleneksel ahşap camilerinden birisidir. Taşınma sırasında beton bir zemin kat üzerine oturtulmuş, kuzeyine yeni bir kısım ilave edilmiştir. Bununla birlikte caminin orijinal unsurları korunmuştur.
    BİLEN KÖY CAMİİ (HEMŞİN)
    Köyün merkezinde iki katlı olarak yapılmıştır. Alt kat, kısmen ahşap duvarlı olarak inşa edilmiş medrese bölümüdür. Bu katta iki bölümlü bir dershane ve bir hoca odası bulunmaktadır. Dershanede taş ocaklar, eski sıra ve kürsü parçaları mevcuttur. Güneybatıda ocağı bulunan oda hocaya aittir. Caminin kuzeybatısında hayat kısmı bulunur. Harim kısmına ahşap oymalı bir kapı ile girilir. Giriş bölümünün üzerinde yer alan mahfili U planlı olup yanlarda kıble duvarlarına kadar uzanır. Doğu taraftaki ahşap ayakların farklılığı, mahfil uzantısının geniş olması bu kısmın sonradan ilave edildiğini göstermektedir. Gerçekten de yaşlı köylüler caminin genişletildiğini söylemektedirler.
    ÇAMLIK KÖYÜ MERKEZ CAMİİ (İKİZDERE)
    Eğimli bir arazide oluşturulan bir teras üzerine kurulmuştur. Batısında bir medrese, imam evi bulunmaktadır. 19. yüzyılın sonlarında yapılmış ahşap camilerden birisidir. Esas cami kısmında batı cephesinin ortasından girilir. Kuzey kısmında mahfil bulunur. Harim sadece güney cephesindeki iki sıra pencere ile aydınlatılmıştır.
    ŞİMŞİRLİ KÖYÜ CAMİİ (İKİZDERE)
    Arazinin eğiminden dolayı yüksek taş duvarlı bir subasman üzerine kurulmuştur. 1853-1857 yılları arasında Ahmet Usta tarafından yapılmış ahşap yığma bir camidir. Cami kareye yakın bir dikdörtgen alanı kaplar plan kuzey cephedeki giriş ve harimden meydana gelmektedir. Giriş kısmının üzerinde iç mahfile bağlanan fevkani bir mahfil bulunmaktadır. Kuzeyinde bir medresesi vardır. Bu medrese ile cami arasında 1988 yılında yapılan minare yer almaktadır.
    GÜNEYCE HACI ŞEYH CAMİİ (İKİZDERE)
    Kurtuluş Mahallesi'nde meyilli bir arazide kurulmuştur. H.1304/M.1887 tarihinde İstanbul Kütüphane Müdürü Hacı Osman Niyazi Sipahioğlu tarafından yaptırılmıştır. Ustaları ise Pazarlı Ali ve Hasan'dır. Zemin katında taş duvarlı bir medrese katına sahiptir. Esas cami ahşap olarak inşa edilmiştir. Kuzeydeki giriş kapısının sağında birkaç mezardan oluşan bir hazire vardır. Harimin batı duvarı eğimden dolayı taş yapılmıştır. Ana plan, giriş bölümü ve harim kısmından meydana gelmektedir. Giriş tadil edilmiştir. Kalıntılardan anlaşıldığına göre kuzey cephede diğer camilerdeki gibi içeriye bağlı bir fevkani mafil vardı. Bugün giriş bölümünün sağında ocaklı orijinal bir oda bulunur. Bu oda sol tarafa yerleştirilmiştir.
    ZİVANE KÖPRÜSÜ CAMİİ
    Cami Of'un Keler Köyü'nden sökülerek bugünkü yerine çay alım merkezinin üzerine kurulmuştu. 1834 yılında yapılmıştır. H.Hoca Köyü'nün Zivane Köprüsü mevkiindedir. Bölgenin ahşap camilerinin en iyi örneklerinden birisidir. Yapı ahşap süsleme bakımından çok zengindir. Kapı, mihrap, minber, mahfil ve tavan çok çeşitli motif ve kompozisyonlarla süslenmiştir. Kapı kanatları ve yan pervazlarında stilize hayat ağaçları yer almaktadır. En dışta hasır örgülü panolar bulunmaktadır. Ahşap mihrap nişini, kıvrımdallı stilize bir ağaç çevreler. Minberin yan aynalıkları, Şimşirli Camii gibi dikey panolara bölünmüş olup, her pano içerisinde, dalları lalelerle sonuçlanan ağaç motifleri yerleştirilmiştir.
    YÜCEHİSAR CAMİİ (PAZAR)
    Köyün merkezinde yer alır. Bir medrese ile birlikte 1799 yılında Ayşe Hanım tarafından kagir olarak inşa ettirilmiştir. Camiye kuzey taraftaki medreseden iki kapı ile gidilir. Harim doğu batı yönünde uzanır. Giriş bölümü üzerinde mahfil kısmı bulunur. Caminin kuzeybatıdaki ana giriş kapısının kanatları üzerinde geometrik sekizgen geçmelerden oluşan bir süsleme vardır. Minber aynalığı üzerinde birçok karakterli, merkezde büyük bir daireye bağlanan S ve C kıvrımlarına yer verilmiştir. Mahfil korkuluklarının iç yönünde geometrik ve bitkisel süslemeli bir bordür dolaşmaktadır. Caminin ahşap süslemeleri Hemşin Bilenköy Camii ile yakın benzerlik göstermektedir.
    SESLİKAYA SÜLEYMAN DEDE TÜRBESİ
    Yenilenen türbe kare planlı ve betonarme bir kubbeye sahiptir. Bu türbe H.1262/M.1845 yılında yapılmıştır.

    Türbenin doğu yakınında taş duvarlı, dikdörtgen planlı, beşik çatı bir türbe daha bulunmaktadır.

    Bu türbenin üzerindeki H.1308/M.1890 tarihi okunmaktadır. Bu türbede Süleyman Dede'nin oğlu yatmaktadır.